Rusya'da son iki haftada yaşanan gelişmeler, savaş, diplomasi, propaganda, bürokrasi ve teknoloji üzerinden çağdaş iktidarın işleyişini belirleyen on beş ontolojik çalışma yasasıyla analiz ediliyor.
Sabır ve aceleyi psikolojik tutumlar olarak değil, geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki ontolojik asimetriyi yeniden düzenleyen iki zamansal operatör olarak ele alan yoğun bir öznel zaman çözümlemesi.
Çaresizlikten tesadüfe uzanan yirmi kavram, gündelik olguları ontolojik, epistemolojik ve zamansal yapıları üzerinden yeniden tanımlayarak irade, nedensellik, algoritma, mülkiyet, dikkat ve hakikat ilişkilerini tek bir düşünsel çerçevede yorumluyor.
Dilenciliği yoksulluk ya da ahlak ekseninde değil, kapitalist mübadelenin ontolojik sınırını görünür kılan üçüncü bağ hareketi olarak ele alan; Polanyi ve Streeck çizgisini aşarak meta-irade, karşılıksızlık ve ekonomik nedensellik üzerine özgün bir iktisat-felsefe teorisi geliştiren çalışma.
Kontrastif Eşik Analizi, kavramların en yüksek epistemik yoğunlukla merkezlerinde değil, karşıtlarına en fazla yaklaştıkları fakat kimliklerini henüz korudukları eşik bölgelerinde anlaşılabileceğini savunan özgün bir kavram çözümleme metodolojisi sunuyor.
Kutlamanın yalnızca sevinç gösterisi değil, insanın öznel tamamlanmışlık hissini toplumsal ve sembolik araçlarla gerçekliğe yerleştiren sentetik bir mekanizma olduğunu savunan; ontoloji, epistemoloji ve nöropsikoloji ekseninde geliştirilen özgün bir teori.
ABD’de son iki haftanın 13 gelişmesi; yargı, yapay zekâ, salgın, doğa, ölüm, seçim, eğitim ve bağımsızlık üzerinden sistemlerin kendi dışlarını içeri alma, nedenlerini yeniden kurma ve kurucu çelişkileriyle varlığını sürdürme biçimlerini açığa çıkarıyor.
Kasa, kilit, anahtar, merdiven, pencere, sessizlik ve yansıma üzerinden gündelik kavramların ardındaki ontolojik, epistemolojik ve toplumsal yapılar yeniden kuruluyor.
“Şey” kavramını sıradan bir dolgu sözcüğü olmaktan çıkararak, salt varlığın dil içindeki transandantal temsili olarak yeniden kuran; töz, a priori bilgi, düşünce ve dil arasındaki ilişkiyi tek bir sistem içinde açıklayan özgün bir dil felsefesi teorisi.