Bağımlılığın yalnızca haz arayışı değil; haz ve acıyı aynı kapalı sistem içerisinde birleştirerek yaşamın yoğunlaştırılmış mikro-modelini üreten alternatif bir yaşamsal paradigma olduğu anlatılıyor. Bağımlılık, organizmanın gerçek yaşamın içinde ikinci ve kompakt bir yaşam alanı kurması olarak analiz ediliyor.
Çamurun neden yalnızca kir değil; mekânın öznenin hareketine sızdığı, zeminin edilgenliğini kaybettiği ve iz paradigmasının tersine döndüğü ontolojik bir kırılma olduğunu anlatan yoğun bir mekân teorisi.
Tarihsel anlatıların neden giderek taşıyıcılarından koptuğunu, kahramanların neden değiştirilebilir hale geldiğini ve modern yeniden üretim kültüründe hikâyenin nasıl özne-üstü, mitolojik bir organizmaya dönüştüğünü inceliyoruz. Troy ve Odyssey örnekleri üzerinden; fenotipik dönüşüm tartışmalarının altında yatan kolektif bilinç mekanizmasını, anlatının özneyi aşma sürecini ve hikâyenin tek kalıcı yapı haline gelişini analiz ediyoruz.
Hürmüz krizinden Gazze’ye, Lübnan’dan Suriye’ye uzanan bu analizlerde; savaşın artık yalnızca cephede değil, geçişlerde, kurumlarda, ekonomide, mekânda ve kolektif bilinçte nasıl sürdüğünü inceliyoruz. Orta Doğu’nun son iki haftası, modern dünyanın çalışma mantığını çıplaklaştırıyor.
Belki’den Kireçtaşı’na uzanan bu seride; eşikler, geçiş formları, görünürlük rejimleri, kontrollü yoğunluklar ve varlık-yokluk arasındaki ontolojik gerilimler gündelik nesneler ve kelimeler üzerinden analiz ediliyor.
Modern diplomatik sistemin neden giderek sonsuz süreçler, ertelemeler, taslak gerçeklikler ve kontrollü kriz alanları ürettiğini; küresel medya çağında çöken neden–sonuç rejimini ayakta tutmak için zamanı nasıl yapay biçimde yeniden inşa ettiğini analiz eden kapsamlı bir çalışma.
OntoHaber 53’te; ölümün dikeyleşmesi, diplomasinin donmuş savaş formu oluşu, kolektif travma, görünmez ölüm teknolojileri, hegemonya sahnesi, yapay zekâ iktidarı ve modern dünyanın ontolojik kırılmaları analiz ediliyor.
Kayganlaştırıcı jel üzerinden; temas, sürtünme, akış, libido ve penetrasyon arasındaki ontolojik ilişkiyi inceleyen sert ve cüretkâr bir analiz. Islaklığın yalnızca fiziksel değil, libidinal akışın metafizik koşulu olduğu ortaya konuluyor.
Rusya’nın son iki haftalık gelişmeleri üzerinden; savaşın ritim yönetimine, devletin referans üretimine, hukukun penetratif doğasına, teknolojinin devlet-ötesi akışlarına ve modern düzenin metafizik regülasyonlarına dair ontolojik analizler.
Cinler, şeytanlar ve metafizik figürlerin aslında insan zihninin korku kavramını fiziksel gerçekliğin dışına sürme refleksinden doğduğunu savunan kapsamlı ontolojik analiz.
Savaşlardan dijital temsile, spor organizasyonlarından cyborg ideallerine kadar son günlerin küresel olayları üzerinden; modern dünyanın gerçeklik, temsil, diplomasi, kültür ve bilinç krizinin ontolojik analizi.