Savunma fuarlarının yalnızca teknoloji ve prestij alanı değil; toplumların “dışarısı”nı organize eden, askerî yapıları kutsallaştıran ve ulusal kimlikleri homojenleşme tehdidine karşı yeniden üreten ontolojik mekanizmalar olduğunu analiz eden kapsamlı bir çalışma.
Uzak Doğu ve Güneydoğu Asya üzerinden; diplomasi, şiddet, enerji, teknoloji ve jeopolitiğin görünmeyen işleyiş yasalarını açığa çıkaran yoğun bir analiz serisi.
Kıskacından fenerine, mandaldan reçele kadar gündelik nesnelerin; işlev, akış, kimlik, temas, düzen ve deneyim gibi derin ontolojik organizasyonları nasıl taşıdığına dair yoğun bir düşünce serisi.
Rüya sırasında yaşanan mekânsal geçiş ile fiziksel sabitlik arasındaki çelişkiyi, yorganın kurduğu mikro-mekân üzerinden analiz eden bu çalışma, yorganı pasif bir nesne değil, deneyimi stabilize eden aktif bir düzenek olarak ele alır.
Sürrealizm, estetik bir ifade biçimi olmaktan çıkarılarak; sınırın zorlanması, mantığın geri çekilmesi ve saf gözleme yaklaşım üzerinden işleyen bir düşünme metoduna dönüştürülüyor. Bu metin, algı ve düşüncenin nasıl kurulduğunu yeniden tanımlayan sistematik bir yapı ortaya koyar.
Ev eşyaları, yalnızca işlevsel nesneler değil; akış, anlam, beden ve mekânı dolaylı biçimde modüle eden operatörlerdir. Bu metin, gündelik nesneler üzerinden görünmez işleyişleri açığa çıkarır.
Afrika’daki son gelişmeler üzerinden, görünmeyen akışların, kırılan sürekliliklerin ve tekil müdahalelerin nasıl tümel sonuçlar ürettiğini açığa çıkaran yoğun bir ontolojik analiz.
Enflasyon, fiyat artışı değil; akışın kesintiye uğrayıp yoğunlaşması ve bu yükün düzleme dağıtılmasıdır. Bu metin, ekonomiyi içerikten değil, işleyişten kurar.
Bilinç akışının kaosa değil, derin düşünmeyle yapılaşmış operatif çekirdeklere dönüştüğü bir üretim; 20 alelade kelime üzerinden makro teori hatları açılıyor.
Küresel olaylar; akışın düğümlenmesi, gerilim üretimi ve bu gerilimin dağıtılarak sistemin yeniden dengelenmesi üzerinden tek bir ontolojik işleyişte birleşir.